Binaların yeşil sertifika kuralları değişti: İnşaat sektörünü ne bekliyor?

Emlak Manşet
4 Min. Okuma

Değişiklik, 2022 yılında yürürlüğe giren Binalar ile Yerleşmeler İçin Yeşil Sertifika Yönetmeliği’nin Ek-1, Ek-2 ve Ek-3 bölümlerini kapsıyor. Böylece yeşil sertifika başvurularında ve değerlendirmelerinde kullanılan teknik belgelerin yeni sürümleri uygulamaya alındı. İnşaat şirketleri, proje geliştiricileri ve sertifikasyon uzmanları açısından asıl önem taşıyan konu, devam eden ve yeni başlayacak projelerin bu belgelerle uyumunun kontrol edilmesi.

Üç teknik ek yenilendi

Yönetmelikte yapılan değişiklik doğrudan ana maddelere değil, sertifikasyon sisteminin teknik eklerine odaklanıyor. Bu ekler, binaların ve yerleşmelerin yeşil sertifika kapsamında nasıl değerlendirileceğinin belirlenmesinde kullanılıyor. Yeni düzenleme, söz konusu üç ekin tamamını değiştirirken ayrı bir ileri yürürlük tarihi belirlemiyor.

Yeşil sertifika sistemi, yapıların yalnızca inşaat aşamasını değil, kullanım süresince ortaya çıkan çevresel etkilerini de değerlendirmeyi amaçlıyor. Enerji ve su verimliliği, kaynak kullanımı ve çevresel performans gibi konular, sistemin temel değerlendirme alanları arasında bulunuyor.

İnşaat şirketleri için ne anlama geliyor?

blank

Değişiklik, yeşil sertifika almak isteyen yatırımcıların ve proje ekiplerinin güncel değerlendirme belgelerini esas almasını gerektiriyor. Müteahhitler, mimarlar, mühendisler ve sertifikasyon sürecinde görev alan uzmanlar açısından ilk aşamada yapılması gereken, projelerde kullanılan teknik dokümanların yeni eklerle karşılaştırılması.

Bununla birlikte yönetmeliğin yayımlanan ana maddeleri, bütün özel sektör binaları için yeni bir sertifika zorunluluğu getirildiğini söylemiyor. İnşaat maliyetlerinin hangi oranda değişeceği, mevcut sertifikaların etkilenip etkilenmeyeceği veya hangi teknik ölçütlerin ağırlaştırıldığı gibi soruların yanıtı, eski ve yeni eklerin ayrıntılı karşılaştırılmasına bağlı.

Yeni ve mevcut binalar ayrı değerlendiriliyor

Yeşil Sertifika Bina Değerlendirme Kılavuzu, yeni inşa edilen yapılarla kullanımda bulunan binaları ayrı değerlendirme bölümleri altında ele alıyor. Bu ayrım, tasarım aşamasındaki bir projeyle yıllardır kullanılan bir binanın aynı koşullarda incelenmemesi açısından önem taşıyor. Yapının bulunduğu aşama, sertifikasyon sürecinde hangi belgelerin hazırlanacağını ve hangi değerlendirme yöntemlerinin kullanılacağını etkiliyor.

Kılavuzun kapsamı yalnızca enerji tüketimiyle sınırlı değil. Bütünleşik bina tasarımı, yapım ve yönetim süreçleri, iç ortam kalitesi, yapı malzemelerinin yaşam döngüsü, su ve atık yönetimi ile yenilikçi uygulamalar da değerlendirme alanları arasında bulunuyor. Bu nedenle sertifika hazırlığı, tek bir teknik rapordan ziyade farklı uzmanlık alanlarının birlikte çalışmasını gerektiriyor.

Kamu binalarında 10 bin metrekare sınırı

blank

Yeşil sertifika sisteminin inşaat sektörü açısından önemi, daha önce yürürlüğe giren zorunluluklarla da arttı. 1 Ocak 2026’dan itibaren yeni yapı ruhsatı alınacak, toplam yapı inşaat alanı 10 bin metrekare ve üzerinde olan kamuya ait sağlık, eğitim, yurt ve hizmet binalarında YeS-TR sistemi üzerinden yeşil sertifika alınması zorunlu hale geldi.

Bu zorunluluk, 28 Ekim’de yayımlanan değişiklikten ayrı bir düzenlemeye dayanıyor. Ancak kamu projelerinde sertifikasyon sürecinin zaten zorunlu olması, güncellenen teknik kılavuzların bu alandaki önemini artırıyor. Proje hazırlayan kurumların ve yüklenicilerin hangi değerlendirme belgelerini esas alacağını kontrol etmesi gerekiyor.

Maliyetlere etkisi henüz net değil

Yeni teknik belgeler, sertifika almak isteyen yapıların tasarım ve değerlendirme süreçlerinde değişikliklere yol açabilir. Bununla birlikte düzenlemenin müteahhitlere belirli oranda ek maliyet getirdiği veya konut fiyatlarını doğrudan artıracağı yönünde doğrulanmış bir hesaplama bulunmuyor. Böyle bir sonuca ulaşmak için yeni kriterlerin eski uygulamayla karşılaştırılması ve bunların projelere yansımasının belirlenmesi gerekiyor.

Özellikle sertifika başvurusu devam eden projelerde güncel belgelerin incelenmesi önem taşıyor. Yeni yönetmelik ana metninde mevcut başvuruların tamamının yeniden yapılacağına ilişkin açık bir hüküm yer almıyor. Bu nedenle başvuruların geçiş sürecine ilişkin uygulama ayrıntılarının ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.

Şimdi hangi adımlar izlenecek?

Düzenleme 28 Ekim itibarıyla yürürlüğe girdiği için sertifika başvurusu hazırlayan ekiplerin öncelikle yeni Ek-1, Ek-2 ve Ek-3 belgelerini incelemesi gerekiyor. Özellikle tasarım, değerlendirme ve uzmanlık süreçlerinde kullanılan belgelerin güncel sürümlerinin kontrol edilmesi, sonraki aşamalarda yaşanabilecek uyumsuzlukların önüne geçebilir.

İnşaat sektörü açısından bundan sonraki temel soru, değişen teknik hükümlerinin proje hazırlığına ve sertifika değerlendirme süresine nasıl yansıyacağı olacak. Bunun somut biçimde ortaya çıkması, yeni ve önceki kılavuzlardaki kriterlerin karşılaştırılmasına bağlı.

Bu Makaleyi Paylaş
Yorum yapılmamış