AVM’lerde ”Z Kuşağı” Dönemi

0

Yeni nesiller dünya genelinde X, Y ve Z kuşakları olarak adlandırılıyor. X Kuşağı 1965-1979 arası doğanlar, Y Kuşağı 1980-1999 arası doğanlar, Z Kuşağı ise 2000 yılı ve sonrasında doğanlardır.

Mobil teknoloji, internet, online alışveriş, sosyal medya, dijital nesil gibi kavramlarla birlikte anılan bu kuşaklar; Niteliklerine, davranış tarzlarına ve alışveriş alışkanlıklarına göre modern pazarlamanın ve e-ticaret sektörünün de odak noktası olmuş durumdalar.

AVM’lerin geleceği açısından Z kuşağının iyi okunması gerektiğine inanıyorum.  Z Kuşağı henüz yeni yeni alışveriş dünyasına adım atıyor olsa da, onların tüketim alışkanlıkları ve beğenileri yakın gelecekte pazarlamanın kurallarını yeniden belirleyecek.

Z Kuşağı (2000 yılı ve sonrasında doğanlar)

Z kuşağı, 2000 yılı ve sonrası doğanları kapsıyor. En büyüğü 17 yaşında.  Diğer nesillerden farklı olarak, bu kuşak ileri teknoloji  çocuklarından oluşuyor. İnternet ve mobil teknolojileri kullanmayı seviyorlar, hatta bu konuda uzmanlar.

Okuma yazma öğrenmeden bilgisayar, tablet ve akıllı telefon kullanmaya başlayan Z Kuşağının sosyalleştikleri ve iletişim kurdukları tek alan internet. Ellerinden tablet ve telefon düşmüyor, aileye soru sormak yerine Google’ı dinliyor, fiziksel ve gerçek oyunlar yerine aileleri izin verdiği sürece online oyun oynuyor ve her şeyi çok hızlı tüketiyorlar…

Son yıllarda eline satın alma gücü geçen Z kuşağı, her şeyi online olarak satın alma istek ve tercihleri ağır basıyor. Sokakta saklambaç oynamanın tarihe karıştığı, büyük oranda tabletlerle sosyalleşen bir nesilden bahsediyoruz. Bu kuşak, zaten içine doğmuş olduğu teknolojinin hızına çok kolay adapte olabiliyor.

Z kuşağının % 80’i alışveriş yapmadan önce fiyat araştırması ve karşılaştırma yapmayı önemsiyor. Mobil cihazlarından çeşitli uygulamalar aracılığıyla kampanyalar ve indirimleri takip ediyor.  Onlar için teknoloji her yerde, kesintisiz ve hızlı olmalı. Web siteniz, mobil uygulamanız, sunduğunuz alışveriş deneyimi, tıpkı hayatın kendisi gibi akıcı olmalı.

Z Kuşağı, kime ne iyi geliyorsa, işlerine ne yarıyorsa onu istiyor. Marka sadakati yüksek değil ama marka  sevgisini şimdiden aşılamak gerekiyor. Onların kahramanları ve bilinçaltındaki ilk tercihleri olmak önemli.  Z Kuşağı üyelerinin  yarısından fazlası kendilerini ‘indirim avcısı’ olarak tanımlıyor. Yine yarıdan fazlası (yüzde 57), bir alışveriş yapmadan önce araştırmasını yapıyor. Bu sebeple, eksiksiz ürün bilgilerinin yanında, satın alma rehberleri, kategori tanıtım videoları gibi içeriklerle zenginleşmiş e-ticaret sitelerinin Z Kuşağı’na ulaşma şansı daha yüksek.

Z kuşağındakiler için internette satışta olan her şey satın alınabilir. Tüm ihtiyaçları için e-ticarete başvurmaktan çekinmiyorlar.  Bu nedenle de alışveriş sepetlerinin büyüklüğü normalin birkaç katına ulaşabiliyor.

Z Kuşağı için markette kocaman sepetle, kasa sırası beklemek ne kadar sıkıcı değil mi? Tüm alışverişlerin 10 dakikada şipşak internet üzerinden halledilmesi daha yaygın bir hal aldığında (yani Z kuşağı etkin olarak perakende dünyasını ele geçirdiğinde) alışveriş deneyimine, perakendeciliğe, mağazacılığa dair tüm ezberler tamamen bozulmuş olacak ve en önemlisi alışverişçi alışkanlığı değişecek.

Perakendeciler de Z kuşağının pazara girmesi ile birlikte alışverişçilerin yaşadığı evrime ayak uydurmak için pek çok yeniliğe gidiyor. Pek çok marka kendi e-ticaret sitelerini daha da geliştirerek Z kuşağının dikkatini çekecek atılımlar yapıyor. Kendi web siteleri üzerinden direkt satış yaptıkları gibi, çoklu kategori ticaret yapan sitelere de “avantajlı” ürün veriyor. Yeni nesil tüketicileri bu mecralarda “yakalamak” ve alışverişçi deneyimini “maksimize” etmek adına, kişiye özel tasarıma kadar götürüyor.

Çünkü yeni nesil tüketi ciler kendilerine özel olsun, talep üzerine üretilsin, hızlıca tedarik edilsin ve biran evvel elinde olsun istiyorlar.  Z kuşağına ayak uydurmak için öncü adımları atan firmalar, sadece pazardan pay kapmakla kalmayacak, ayrıca pazarın büyümesinde de etkin rol oynayacak.

Ödemeler sistemine her kuşak kendi damgasını vuruyor. Kontrollü bütçe prensibiyle yaşayan Y kuşağı banka kartlarını büyütürken, 2000 ve sonrası yıllarda dijitalle doğan Z kuşağının mobile ve temassız ödemeyi hızlandırması bekleniyor. Gitgide gençleşen nüfusun da etkisiyle, ekolojik anlamda daha verimli bir dünya hayal eder hale geliyoruz. Özellikle Y ve Z kuşakları, daha doğal olanı, daha iyi şartlarda üreten markaları tercih ediyor.

Z kuşağı, satın aldıkları fiziksel üründen çok o ürünü alırken yaşadıkları deneyimin önemli olduğunu düşünüyor.  Geleceğin hedef kitlesi olarak adlandırılan Z kuşağı, alışverişte yaşadığı deneyimi ailelerine anlatıp, instagramdan post olarak paylaşmak istiyor, bu nedenle perakende sektörünün değişmesi kaçınılmaz.

X kuşağının deneyimli yöneticileri ve Y kuşağının genç profesyonellerinden sonra “Z kuşağı” da iş hayatına atılıyor. Diğer kuşaklardan farklı beklentilere ve öğrenme biçimlerine sahip olan bu yeni kuşak, dijital süreçlere de son derece hakim olmalarıyla şirketleri dönüştürmeye hazırlanıyor.

Bu yazıda daha çok Z Kuşağını tanımaya çalıştık, başka bir yazımda da Z Kuşağına ( yeni nesile ) göre AVM yönetimi, kiralama ve reklam&pazarlama faaliyetleri hakkındaki  öngörülerimi yazacağım.

Son Söz: ‘Tecrübe, yaşanılarak elde edilir, kişiye özel yönleri de vardır ve çok yönlü bir kazanımdır.  Z kuşağı internetsiz bir hayatı bilmiyor, akıllı telefonlarla büyüdüler, tabletle uyuyorlar. Ama bunların hiçbiri tecrübenin yerine geçemiyor.’  

Bir  ekipte tecrübeli  yöneticinin liderliğinde her kuşaktan insana ihtiyaç var!

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.