Take a fresh look at your lifestyle.

Ekonomistler işsizlik rakamlarını değerlendirdi

0

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı işsizlik rakamlarına göre işsizlik nisan ayında geçen yılın aynı dönemine göre 0,2 puan azalarak yüzde 12,8’e inerken, tarım-dışı işsizlik yüzde 14,9’a geriledi.

Analistler, nisanda Kovid-19 salgınıyla mücadelede alınan önemli kısıtlamalara rağmen işsizlik oranlarında gözlemlenen gerilemede, istihdam artışından çok, iş gücüne katılım oranındaki düşüşün önemli rol oynadığını ifade ediyor.

İş gücü nisanda geçen yılın aynı dönemine göre 3 milyon 15 bin kişi azalırken, iş gücüne katılım oranı da 5,7 puan azalarak yüzde 47,2 seviyesinde gerçekleşti.

İşsizlikte iş gücüne katılım oranı belirleyici oldu

AA Finans Analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede “İşsizlik oranındaki değişimin mevsimselliğin gerektirdiği belirgin düşüşe göre sınırlı kaldığı görülmektedir. Sınırlı da olsa gerileme gösterebilmesinde ise istihdamın gücünden çok iş gücüne katılım oranının yine belirgin gerilemesi etkili olmuştur.” ifadelerini kullandı.

Nisan ayında istihdamın aylık 519 bin, iş gücünün ise 716 bin düşüş gösterdiğini ve bu durumun işsiz sayısının 196 bin azalmasını sağladığını belirten Bürümcekçi, tarım-dışı istihdamın ise yıllık yüzde 9 azalarak 2005’den bu yana yayınlanan serinin en sert düşüşünü kaydettiğini vurguladı.

Bürümcekçi, işsizlik oranlarının mevsimsel olarak gerilediği bir dönemde olunduğuna ve mevsimsellikten arındırılmış verilerin işsizlikteki trendi açıklamada daha etkili olabileceğine dikkati çekti.

Mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranının nisanda yüzde 13,8’e, tarım-dışı işsizliğin yüzde 16,1’e yükseldiğini kaydeden Bürümcekçi, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Türkiye ekonomisinde 2012-2017 döneminde aylık ortalama 70 bin kişilik güçlü sayılamayacak bir tarım dışı istihdam artışı yakalanmıştı. 2018 yılında ise resesyonla beraber aylık ortalama 24 bin azalış kaydedilirken, geçen yıl ise, aylık ortalama 18 bin artış gözlenmişti. Ancak son dört aydır düşüş eğiliminde ve nisan ayında 934 bin kişi ile 2005’den beri yayınlanan serinin ikinci en sert düşüşüne işaret etti, ilk çeyrekteki ortalama aylık istihdam kaybı ise 446 bin olmuştu. Bu durumun işsizlik oranlarına yansımasını ise iş gücüne katılım oranının yüzde 47,5 ile Eylül 2012’den beri en düşük seviyesine inmesi engelledi.”

Kovid-19 sürecinin uzaması ekonomiye ciddi zarar verebilir

Haluk Bürümcekçi, ilk vakanın görüldüğü marttan itibaren öncelikle hizmetler sektöründe olmak üzere ekonomik aktivitede ani duruş yaşandığını hatırlattı.

Bir çok şirketin işten çıkarma, ücretsiz izin ve kısa çalışma ödeneği seçeneklerine yöneldiğini anlatan Bürümcekçi, kısa çalışma ödeneği başvurularının hızla 3 milyonu aştığı ve hükümetin işten çıkarmaları üç aylığına yasaklayarak ücretsiz izin seçeneğini de devreye aldığı ve son olarak bu uygulamaları bir ay daha uzattığını söyledi.

Bürümcekçi, şunları kaydetti:

“10 Mart’tan bugüne işten çıkarılanlar hariç diğer uygulamalardan kaynaklı istihdam kaybı veya eksik süre istihdamlar TÜİK’in işsizlik verisine yansımayacağa benzemektedir. Zira, TÜİK’in metodolojisine göre, ücretli ve maaşlı çalışan ve çeşitli nedenlerle referans döneminde işlerinin başında bulunmayan fertler; ancak 3 aydan kısa süre içinde işlerinin başına geri döneceklerse veya işten uzak kaldıkları süre zarfında maaş veya ücretlerinin en az yüzde 50 ve daha fazlasını almaya devam ediyorlarsa istihdamda kabul edilmektedir. Sürecin uzaması durumunda ise işsizlik oranlarında ani sıçrama görülebilir, bu bağlamda 14,5 milyon kişi ile toplam istihdamın yüzde 57’sini oluşturan hizmetler sektörünün kısa vadede uğradığı ciro kaybını ne ölçüde kendi istihdamına yansıtacağı kritik olacaktır.”

Yılın ikinci yarısındaki toparlanma ile işsizlik aşağı gelecek

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener de Kovid-19 salgını sebebiyle bazı işletmelerin üretimlerine ara vermeleri, bazı işletmelerin ise düşük kapasite ile çalışmalarının istihdam oranında önemli azalmaya sebep olduğunu kaydetti.

Ancak haziran ayıyla birlikte kısıtlamaların kaldırılmasının ekonomik veriler üzerinde etkisinin görülmeye başlanacağını belirten Şener, “Banka kredilerindeki hızlı artış, ve hükümetin pandemiyle ilgili aldığı ekonomik tedbir paketleri, mayıs ayından itibaren toparlanan ekonomik aktiviteler, yılın ikinci yarısı için olumlu beklentileri artırmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Şener, yüzde 24,4 seviyesinde bulunan genç işsizlik oranının Türkiye’nin katma değeri yüksek alanlardaki ilerleyişine önemli engel teşkil ettiğini, bu oranı aşağı çekecek düzenlemelerin orta ve uzun vadede bir çok makro ekonomik veriyi pozitif yönde etkileyeceğini bildirdi.

Cevap bırakın