İklim Hedefleri Finansmanla Buluşuyor: COP31 Öncesi İstanbul’da Güçlü Diyalog

Emlak Manşet
6 Min. Okuma

COP31’e hazırlanan Türkiye’de iklim hedeflerinin finansman boyutu İstanbul’da düzenlenen üst düzey politika diyaloğunda ele alındı. Kamu, bankacılık, uluslararası finans kuruluşları, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcileri; yeşil yatırımların önünü açacak yeni finansman modelleri için bir araya geldi.

Türkiye’nin yeşil dönüşüm ve iklim hedeflerine yönelik çalışmaları sürerken, bu dönüşümün finansman boyutuna ilişkin önemli bir buluşma İstanbul’da gerçekleştirildi.

Sıfır Atık Vakfı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Türkiye iş birliğinde düzenlenen “COP31’e Doğru: İklim Finansmanı Politika Diyaloğu”, İstanbul Finans Merkezi’nde bulunan Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirildi.

COP31 Başkanlığı sürecinde Türkiye’nin iklim finansmanı kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla düzenlenen toplantıda, kamu kaynaklarının daha etkin kullanılması, özel sermayenin yeşil yatırımlara yönlendirilmesi ve uluslararası finansman imkanlarının artırılması gündeme geldi.

Program, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda yeşil dönüşümün yalnızca çevresel politikalarla değil, güçlü bir finansman altyapısıyla desteklenmesi gerektiğine ilişkin ortak yaklaşımı ortaya koydu.

ŞİMŞEK: KAMU KAYNAKLARI TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL

Programın açılışında konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, iklim hedeflerinin gerçekleştirilmesindeki en önemli sorunlardan birinin finansman açığı olduğunu belirtti.

İklim değişikliğiyle mücadelede kamu finansmanının önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Şimşek, mevcut kaynakların tek başına yeterli olmadığını vurguladı.

Şimşek, “Hiçbir maliye bakanının elinde fazladan birkaç milyar dolar yok. Dolayısıyla temel mesele, kamu kaynaklarının etkisini nasıl artıracağımız ve özel yatırımcıların yatırım yapma konusunda güven duymasını nasıl sağlayacağımızdır” dedi.

Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefinin ülkenin uzun vadeli yönünü belirlediğini kaydeden Şimşek, Ulusal Yeşil Finans Stratejisi’nin de bu hedef doğrultusunda önemli bir yol haritası sunduğunu ifade etti.

İKLİM RİSKİ FİNANSAL RİSK HALİNE GELDİ

Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi ise iklim finansmanının artık yalnızca çevre politikalarının bir başlığı olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

İklim değişikliğinin mali dengelerden finansal istikrara, altyapıdan gıda ve enerji güvenliğine kadar çok geniş bir alanı etkilediğine dikkat çeken Ahonsi, iklim değişikliğinin aynı zamanda sistemik, ekonomik ve finansal bir risk oluşturduğunu belirtti.

Ahonsi, düşük karbonlu ve iklim dirençli ekonomiye geçişin yalnızca bir zorunluluk değil, aynı zamanda önemli bir yatırım fırsatı olduğuna işaret etti.

Finansal sistemlerin iklim hedefleriyle uyumlu hale getirilmesi gerektiğini belirten Ahonsi; düzenleme, vergilendirme, yatırım kararları, risk yönetimi, sermaye piyasaları, şeffaflık ve proje hazırlama süreçlerinin birlikte ele alınmasının önemini vurguladı.

“FİNANS, İKLİM POLİTİKASINI UYGULAMAYA GEÇİRECEK GÜÇ”

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş da iklim finansmanının iklim politikalarının tamamlayıcısı değil, bu politikaları hayata geçirecek temel unsurlardan biri olduğunu söyledi.

Ağırbaş, “Bugün burada yalnızca iklim finansmanını konuşmak için değil, iklim eylemini finanse edilebilir, uygulanabilir ve ölçülebilir bir değişime dönüştürmek için bir aradayız” ifadelerini kullandı.

İklim krizinin artık geleceğe ilişkin bir tehdit olmaktan çıktığını ve bugünün ekonomik meselelerinden biri haline geldiğini belirten Ağırbaş, finansman mekanizmalarının iklim hedefleriyle doğrudan ilişkilendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Ağırbaş ayrıca Sıfır Atık Hareketi’nin küresel ölçekte yaygınlaşmasında Emine Erdoğan’ın liderliğine dikkat çekerek, sıfır atık yaklaşımında olduğu gibi iklim finansmanında da toplumun ve ekonominin farklı kesimlerinin ortak hedef etrafında buluşturulması gerektiğini söyledi.

ALTI BAŞLIKTA ÇÖZÜM ARANDI

Bir günlük üst düzey yuvarlak masa toplantısı formatında gerçekleştirilen politika diyaloğunda, Türkiye’nin iklim finansmanı ekosisteminin geliştirilmesine yönelik altı ayrı çalışma grubu oluşturuldu.

Çalışma gruplarında;

Finansal Düzenleme ve Taksonomi, Yeşil Finans Araçları, Finanse Edilebilir Proje Havuzları, Karma Finansman ve Risk Paylaşım Araçları, Özel Sermayenin Harekete Geçirilmesi ile Sürdürülebilirlik Raporlaması, Güvence ve Güvenilir İklim Verisi başlıkları değerlendirildi.

Çalışmalarda özellikle Türkiye’de iklim finansmanına erişimin önündeki engeller, yatırım yapılabilir projelerin geliştirilmesi ve mevcut finansman araçlarının daha etkin kullanılmasına yönelik çözüm önerileri üzerinde duruldu.

KAMU VE ÖZEL SEKTÖR AYNI MASADA

Toplantı, kamu ve özel sektör arasındaki finansman iş birliğinin güçlendirilmesi açısından da önemli bir platform oluşturdu.

Programa Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı ve UNDP Politika ve Program Desteği Bürosu Direktörü Marcos Neto, Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Jean-Christophe Carret, Asya Altyapı Yatırım Bankası Başkan Yardımcısı Ajay Bhushan Pandey, Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş katıldı.

Ziraat Bankası, VakıfBank, Halkbank, Türkiye İş Bankası, Türk Eximbank, QNB ve Akbank temsilcilerinin yanı sıra üniversiteler, TİKA, büyükelçiler, uluslararası kuruluşlar, özel sektör, sektör dernekleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de toplantıda yer aldı.

POLİTİKA ÖNERİLERİ COP31’E TAŞINACAK

İstanbul’da gerçekleştirilen politika diyaloğunda ortaya çıkan değerlendirme ve önerilerin, Türkiye’nin iklim finansmanı politikalarına katkı sağlaması hedefleniyor.

Toplantı kapsamında geliştirilecek politika önerilerinin COP31 Başkanlığı, COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Ofisi, uluslararası finans kuruluşları ve çok taraflı kalkınma bankalarıyla paylaşılması planlanıyor.

Programın aynı zamanda Türkiye’nin 12. Kalkınma Planı (2024-2028) ile Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı (2026-2030) kapsamında yürütülen yeşil büyüme, iklim dayanıklılığı ve sürdürülebilir finansman çalışmalarına katkı sağlaması amaçlanıyor.

Türkiye’nin Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31’e doğru ilerleyen süreçte İstanbul’da gerçekleştirilen buluşma, iklim hedefleri ile finansman kaynaklarının aynı zeminde buluşturulması açısından önemli bir adım olarak öne çıktı. Toplantıda verilen mesaj ise net oldu: Yeşil dönüşümün gerçekleşmesi için hedeflerin yanı sıra bu hedefleri hayata geçirecek güçlü, erişilebilir ve sürdürülebilir finansman mekanizmalarına ihtiyaç var.

ETİKETLENEN:
Bu Makaleyi Paylaş
Yorum yapılmamış