İran Savaşı Körfez Sermayesini Türkiye’den Çeker mi? GPPS Platformu’ndan Kritik Değerlendirme

Emlak Manşet
5 Min. Okuma

Gayrimenkul Proje Pazarlama ve Satış Platformu (GPPS) tarafından gerçekleştirilen değerlendirmede, İran savaşının Türkiye’de inşaat sektörüne yatırım yapan Körfez sermayesine etkisi masaya yatırıldı. Uzmanlara göre Türkiye’deki 14–15 milyar dolarlık Körfez yatırımı kısa vadede geri çekilmeyecek ancak yatırım hızında geçici dalgalanmalar yaşanabilir.

Ortadoğu’da İran merkezli savaşın bölgesel ekonomilere etkisi tartışılırken, gözler Türkiye’de inşaat ve gayrimenkul sektörüne yönelen Körfez sermayesine çevrildi. Gayrimenkul Proje Pazarlama ve Satış Platformu (GPPS) tarafından yapılan değerlendirmede, savaşın Türkiye’de proje geliştiren Körfez yatırımcılarını nasıl etkileyebileceği ele alındı.

GPPS Platformu Kurucu Başkanı Bilge Özdemir ile GPPS üyesi, Körfez ülkeleri uzmanı ve Katar sermayeli Al-Daar Investments Türkiye Ülke Müdürü Halit Sönmez, savaşın 17’nci gününde bölgesel yatırım hareketlerini ve Türkiye’ye yansımalarını değerlendirdi.

Türkiye’de Körfez Sermayesinin Büyüklüğü 15 Milyar Dolara Yaklaştı

blank

Halit Sönmez’e göre Körfez ülkelerinden Türkiye’ye yönelen gayrimenkul yatırımları son yıllarda ciddi bir büyüklüğe ulaştı.

Sönmez, doğrudan konut ve arsa alımlarının yanı sıra proje ortaklıkları ve finansman modelleri de dikkate alındığında Körfez sermayesinin Türkiye’de oluşturduğu ekonomik etkinin 14–15 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirtti.

Bu yatırımların; konut projeleri, karma kullanım projeleri, turizm yatırımları ve kentsel dönüşüm projeleri gibi farklı alanlara yayıldığı ifade ediliyor.

“Güven, Sermayenin Menşeinden Değil Projenin Kurumsallığından Gelir”

Türk tüketicinin Körfez sermayeli projelere nasıl güvenebileceği sorusunu yanıtlayan Sönmez, güven unsurunun yatırımcının hangi ülkeden geldiğinden çok projenin kurumsal yapısıyla ilgili olduğunu vurguladı.

Sönmez’e göre tüketici güvenini artıran temel unsurlar arasında şunlar yer alıyor:

  • Projelerin imar ve ruhsat süreçlerinin tamamlanmış olması

  • Banka teminatlı finansman modellerinin kullanılması

  • Güçlü ve kurumsal çözüm ortaklarıyla çalışılması

  • İnşaat tamamlama sigortası gibi güvence mekanizmalarının bulunması

Özellikle inşaat tamamlama sigortasının yabancı sermayeli projelerde zorunlu hale getirilmesinin hem konut alıcılarının hem de arsa sahiplerinin güvenini önemli ölçüde artırabileceği belirtiliyor.

Körfez Sermayesi Türkiye’den Çekilir mi?

Ortadoğu’daki olası savaş senaryolarının Körfez yatırımlarını Türkiye’den geri çekip çekmeyeceği sorusu da gündeme geldi.

Halit Sönmez’e göre gayrimenkul yatırımları doğası gereği uzun vadeli ve sabit varlık yatırımları olduğu için tamamen geri çekilme senaryosu oldukça düşük ihtimal.

Sönmez bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı:

“Jeopolitik gelişmeler kısa vadede yatırım hızını etkileyebilir. Ancak gayrimenkul yatırımları uzun vadeli olduğu için mevcut yatırımların tamamen geri çekilmesi nadiren görülür. En fazla yatırım kararlarında geçici bir yavaşlama yaşanabilir.”

Dubai Gayrimenkulde Rekor Kırıyor

Körfez merkezli yatırım fonlarının hareketlerini değerlendiren Sönmez, Dubai’nin son yıllarda gayrimenkulde dünyanın en hızlı büyüyen pazarlarından biri haline geldiğine dikkat çekti.

Verilere göre Dubai’de:

  • 2023 yılında 100 milyar dolar,

  • 2024 yılında 130 milyar dolar,

  • 2025 yılında ise yaklaşık 185 milyar dolar

gayrimenkul satış hacmine ulaşıldı.

Bu büyüklük, Körfez’deki yatırım fonlarının küresel gayrimenkul piyasasında ne kadar güçlü bir aktör haline geldiğini gösteriyor.

Türkiye Hâlâ Güçlü Bir Yatırım Pazarı

Uzmanlara göre petrol fiyatları, Körfez ülkelerindeki mega şehir projeleri ve küresel finans koşulları yatırım iştahını zaman zaman etkileyebiliyor. Buna rağmen Türkiye’nin yatırımcı açısından cazibesini koruduğu belirtiliyor.

Türkiye’nin öne çıkan avantajları ise şöyle sıralanıyor:

  • Stratejik jeopolitik konum

  • Güçlü iç ve dış konut talebi

  • Uzun vadeli değer artışı potansiyeli

  • Büyük ölçekli kentsel dönüşüm ihtiyacı

Kentsel Dönüşüm Körfez Yatırımcısının Radarında

Katar sermayeli bir kuruluş olarak Türkiye’de yürüttükleri projelere de değinen Sönmez, özellikle büyük şehirlerdeki kentsel dönüşüm projelerinin uluslararası yatırımcılar için büyük fırsatlar sunduğunu söyledi.

Türkiye genelinde milyonlarca konutun dönüşüm ihtiyacının bulunması ve arsa üretiminin sınırlı olması, bu projeleri yatırım açısından stratejik hale getiriyor.

Sönmez ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri merkezli büyük inşaat geliştiricilerinin dünya genelinde ciddi bir marka bilinirliği kazandığını belirterek, olası bir bölgesel durgunluk durumunda bu şirketlerin Türkiye’de yerli geliştiricilerle konsorsiyum ortaklıkları kurarak yeni projelere yönelmesinin mümkün olabileceğini ifade etti.

Körfez Sermayesi İçin Türkiye Uzun Vadeli Pazar

Tüm bu değerlendirmeler ışığında uzmanlara göre Türkiye’deki gayrimenkul ve kentsel dönüşüm projeleri, Körfez yatırımcıları açısından değer artışı ve sürdürülebilir gelir potansiyeli sunan uzun vadeli stratejik bir yatırım alanı olmaya devam ediyor.

İran savaşı gibi jeopolitik gelişmeler kısa vadede yatırım kararlarını etkileyebilse de Türkiye’nin güçlü iç talebi ve dönüşüm ihtiyacı, Körfez sermayesinin ilgisini canlı tutmayı sürdürüyor.

Bu Makaleyi Paylaş
Yorum yapılmamış