Kentsel dönüşüm olmasa piyasa çökerdi

Emlak Manşet
3 Min. Okuma

Senes Yapı Genel Müdürü Coş­kun George Alis, kentsel dönü­şümden gayrimenkul sektörüne ve sektörde yaşanan finansman sıkı­şıklığına ilişkin sorularımızı yanıtla­dı. Kapalıçarşı’dan Süryani bir aileden geldiğini belirten Alis, aile köklerinin taş oymacılığı ve metal işleme ustalı­ğına dayandığını, ancak kuyumculukta işlerin kötüleşmesiyle inşaat sektörü­ne yöneldiğini söyledi.

Alis, Türkiye’de ekonomi ve piyasa yapısına ilişkin eleş­tirilerini, “Bugün markaların hali, bir toprak ağasının arazisinde yaşamak gi­bi; suyu, havayı bile ondan alıyorsun. Her şey monopol oldu. Teknoloji devle­ri, ekonomi devleri; herkes hayatı elin­de tutuyor” sözleriyle ifade etti.

Bitişik binalar blok hâlinde dönüştürülmeli

Alis’e göre İstanbul’da dönüşümün önündeki temel engel, alan ve nüfus yo­ğunluğu. “İstanbul’da metrekare başı­na düşen insan sayısı Atina’da 3 kişiy­ken bizde 20 kişi” diyen Alış, “Boş alan yok, kuzeyi orman. Beşiktaş’ın göbe­ğindeki daireyi alıp Arnavutköy’de yer vereyim desem kabul edilmez. İnsanla­rın hayat alanları var. Dönüşüm yerin­de yapılmalı. Yan yana 2-3 bina birleşip en azından otoparklı hale gelmeli. Biti­şik binalar blok hâlinde dönüştürülme­li” görüşünü dile getirdi.

“Devlet dönüşümün önünü açtı”

Alis, başka sektörlerin durma nokta­sında olduğunu belirterek, “Kentsel dö­nüşüm olmasa piyasa çökmüş durum­da. Şu an tek işleyen sektör inşaat. Her­kes cepten yiyor. Devlet, dönüşümün önünü açtı. Beş yıl öncesine göre dö­nüşümde maliyet yüzde 50 arttı. Kent­sel dönüşüm çok hızlanmıştı ama bazı belediyelerin uygulamaları yüzünden frenlendi” değerlendirmesinde bulun­du. Vatandaşın konut seçerken öncelik sırasının hayati olduğunu vurgulayan Alis, “Biz bir vatandaşın can güvenli­ğinin sorumluluğunu 50 yıl taşıyoruz. Ucuza müteahhit arayan çok ama so­rulması gereken şu: amacın depreme karşı korunmak mı, yoksa buradan para kazanmak mı?” diye sordu.

Çıkarcı olmaktan vazgeçmek lazım

İnşaat sektörüne güvenin zayıfladı­ğını belirten Alis, “Bir bina düzgün ya­pılınca herkes sana proje verir. Ama bir söylem yayılıyor; müteahhit çalar, yap­maz, yarım bırakır diye. Bu algı öyle bir hale geldi ki, artık ‘müteahhitimz’ de­meye utanıyoruz” ifadelerini kullandı. Senes Yapı olarak farklı iş modelleriy­le sahada olduklarını aktaran Alis, “Biz arsa alıp geliştiriyoruz, kentsel dönü­şüm yapıyoruz, taahhüt işi de yapıyo­ruz. Konut ve iş yeri üretiyoruz, siteler kuruyoruz. Bir işte gerçekten iyi olmak istiyorsan çıkarcılıktan vazgeçeceksin. Biz sırasıyla 7 daire ile başladık, sonra 10, 12-15 derken bugün 60-70 dairelik projelere geldik. Bu noktaya gelmemiz 15 yılımızı aldı” diye konuştu.

“Banka krediyi onaylıyor ama kullandırmıyor”

Gayrimenkul sektöründe 2016, 2018 ve 2023’te yaşanan dalgalanma­ları hatırlatan Alis, “Biz gayrimenkul­de üç büyük kur krizini atlattık. Top­lamda altı krizi başarıyla geçtik. Şu an taahhüt işlerimiz sürüyor ama nakit akışı çok kritik. Banka 100 milyon li­ralık ipotek ve şahsi kefaletle krediyi onaylıyor ama kullandırmıyor. ‘Şu an iş yapma, otur’ deniyor” dedi.

Şu anda 28 iskanlı projeleri oldu­ğunu belirten Alis, 2030’a kadar 1500 daireye ulaşmayı hedeflediklerini, bugün itibarıyla 600’lü seviyelerde bulunduklarını söyledi.

Bu Makaleyi Paylaş
Yorum yapılmamış