
Parrish, ‘house-sitting’ olarak bilinen ev bakıcılığı sistemi sayesinde lüks konutlarda kira ödemeden yaşamını sürdürüyor. Üstelik bunu geçici bir çözüm olarak değil, kalıcı bir yaşam biçimi haline getirmiş durumda.

Ev bakıyor, kira ödemiyor
House-sitting sistemi, ev sahiplerinin seyahat ettiği ya da uzun süre mülklerinden uzak kaldığı dönemlerde devreye giriyor. Alana Parrish bu süreçte evlerde ücretsiz konaklıyor; karşılığında ise evin düzenini sağlıyor, temel temizlikle ilgileniyor ve varsa evcil hayvanların bakımını üstleniyor.

Bu yöntem sayesinde ABD’nin farklı eyaletlerini dolaşan Parrish, özellikle New York gibi kira bedellerinin oldukça yüksek olduğu şehirlerde uzun süreler konaklama imkânı buluyor.

Sabit adres yok, planlama çok
Uzaktan çalışma modeliyle gelir elde eden Parrish, sabit bir adres kavramını hayatından tamamen çıkarmış durumda. Ancak bu özgür yaşam tarzı, dışarıdan göründüğü kadar plansız değil.

Genç kadın, evler arasındaki geçiş tarihlerini gün gün takip ediyor; ev sahipleriyle internet bağlantısından temizlik standartlarına kadar tüm detayları önceden netleştiriyor. Takvim uyumsuzluğu yaşandığında ise geçici olarak otellerde kalmak zorunda kaldığını da gizlemiyor.

Ücretsiz ama sorumluluğu büyük
Parrish, sunduğu hizmetler karşılığında genellikle herhangi bir ücret talep etmiyor. Sadece çok özel istekler söz konusu olduğunda ödeme kabul ettiğini belirtiyor. Ona göre sistemin en büyük kazancı, “kira ödemeden yaşamak”.

Ancak bu yaşam biçiminin merkezinde ciddi bir sorumluluk alanı bulunuyor: evcil hayvan bakımı. Parrish, bu konunun ev sahipleri için en hassas başlık olduğunu ve sürecin güven üzerine kurulu ilerlediğini vurguluyor.

Sosyal medyada ikiye böldü
Bir kesim bu yöntemi artan konut fiyatlarına karşı ‘zekice ve cesur’ bir çözüm olarak değerlendirirken, bazı kullanıcılar sürekli ev değiştirmenin ve başkasına ait bir alanda yaşamanın psikolojik olarak zorlayıcı olabileceğini savunuyor.


